MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2013/111-2013/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE ve davalı şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 29, 30, 32 ve 35. sınıfları içeren . ... ibareli markaların sahibi olduğunu,.. ... ibareli markasının TPE tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalının "..." ibareli, 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının marka başvurusunun Resmî Marka Bülteni'nde ilânı üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak yaptıkları itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri, “...” ibareli başvurunun, davacının ... ibareli markaları ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının markalarındaki asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin ... ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 29, 30 ve 32.sınıf ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun "..." ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurlardan birinin de "..." sözcüğü tarafından temsil olunduğu, "..." ibaresinde "..." kelimesi yanında "..." sözcüğünün bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, başvuru kapsamındaki ürünlerinin tamamının davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, anılan ürünlerin aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, birbirleri yerine ikame edilme ve rekabet etme olanaklarının
bulunduğu, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 29. sınıftaki ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların, bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, davalının, davacının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve mal/hizmet satışlarını artıracağı, davacının 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi hükmüne dayanarak davalı başvurusunun tesciline itiraz edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE ve davalı şirket vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE ve davalı şirket vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.