MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2011 gün ve 2011/153-2011/38 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.12.2013 gün ve 2012/2995 - 2013/23477 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 13.05.2009 tarihinde yapılan 2008 yılına ilişkin genel kurul kararlarında usulsüzlük bulunduğunu, koşulları bulunmasına rağmen özel denetçi tayini talebinin reddine karar verildiğini, yönetim ve denetim kurulu hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik gündeme madde eklenmesi talebinin de kabul görmediğini, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, bilgi edinme hakkının ihlal edildiğini, TTK'nın 334 ve 335. maddeleri uyarınca izin verilmesi kararının usulsüz şekilde oylandığını, geçerli bulunmadığını, ayrıca genel kurul çağrısının yetkisiz kişilerce yapıldığını, çağrıda usulsüzlük olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/2995 E, 2013/23477 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davalı şirketin 13.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Anılan genel kurul toplantısının 7. gündem maddesinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine, TTK’nın 334, 335. maddelerinde düzenlenen izinlerin verilmesine, tüm yönetim kurulu üyeleri için topluca oylama yapılmak suretiyle oyçokluğuyla karar verilmiştir. Mahkemece TTK’nın 374/1. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerinin bu kararın oylamasına katılmalarının mümkün olmadığı ve tüm yönetim kurulu üyelerinin oylarının mahsubu halinde sonucun değişeceği gerekçesiyle, anılan karara yönelik iptal isteminin kabulünün gerektiği sonucuna varılmıştır.
Oysa TTK’nın 374/1. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin bu kararın alınmasında oy yasaklısı olduğu gerekçesi doğru ise de, mahkemece anılan kararın topluca oylandığı somut uyuşmazlıkta dahi, her bir yönetim kurulu üyesi için kararın ayrı ayrı oylanması halinde oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinden sadece Bülent Ferdağ Acar’ın kendi izin kararında oy kullanmaması halinde sonuç değişmekte, diğer yönetim kurulu üyelerinin kendileri için alınan kararda oy kullanmaması halinde dahi sonuç değişmemektedir.
O halde mahkemece dava konusu genel kurul toplantısının 7. gündem maddesinde, TTK’nın 334, 335. maddeleri uyarınca alınan izin kararının, sadece yönetim kurulu üyelerinden Bülent Ferdağ Acar yönünden iptal edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm yönetim kurulu üyeleri bakımından iptal kararı verilmesi doğru olmamış,davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 2012/2995 E, 2013/23477 K sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.12.2013 gün ve 2012/2995 E, 2013/23477 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 27.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy