MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2012/241-2013/418 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili adına tescilli .... markasının davalılar tarafından haksız bir şekilde kullanıldığını, davalıların müvekkilinin markasını taşıyan ürünleri ihraç etmek üzereyken gümrük bölgesinde tespit edilerek ürünlere el konulduğunu, davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini, önlenmesini, refini, el konulan malların imhasını ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, müvekkilinin İsveç firması Seasam Food AB ile fason üretim sözleşmesine dayanarak .... markası ile üretim yaptığını, .... markasının İsveç firmasının tescilli markası olduğunu, davacının yıllarca holding bünyesindeki şirkette çalıştığını ve işten çıkarıldıktan sonra .... markasını kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı adına tescilli .... ibareli marka üzerinde müvekkilinin ilk ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen dosyada davacı tarafın .... markasının sektörde tanınmış marka olduğu, davalı tarafın söz konusu markanın varlığını bildiği halde bu markayı kötü niyetli tescil ettirdiği gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğundan asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy