MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2012/241-2013/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''....'' ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2010/44926 numaralı ''....'' ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, davalı marka başvurusunun müvekkili markaları ile iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu belirterek YİDK kararının iptaline, davalı başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında görsel işitsel, anlamsal ve fonetik olarak benzerlik bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının seri markalarının esas ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı başvurusuna konu işaretin ise "...." ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün ilk bakışta ve derhal davacı markalarının bir devamı olduğu algısı yarattığı, "...." ibaresinde "...." hecesi yanında "...." hecesinin bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık katmadığı, davacı markaları ile davalı başvurusunun kapsamında kalan ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8. maddesine dayanılarak davalı başvurusunun tesciline itiraz edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy