MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.10.2011 gün ve 2009/163-2011/170 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2013 gün ve 2012/11296-2013/22429 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalının da "..." markasını 29, 30 ve 43. sınıflarda adına tescil ettirdiğini, müvekkili markaları ile dava konusu markanın karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, markalarının ayırdedici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markalarının tanınmışlık vasfının bulunmadığını, taraf markalarının ayrı mal ve hizmetlerde tescil edildiğini, "..." şeklindeki markanın davacı markalarına benzemediğini, iltibas tehlikesinin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının markasının "...+şekil"den oluştuğu, "..." ibaresi ile bilindiği, yardımcı unsur olan şeklin geri planda kaldığı, benzerlik sebebiyle davalı markasını gören müşterinin bunun davacının yeni ürünü olduğunu düşüneceği, böylece davalının davacı markasının bilinirliğinden haksız yararlanacağı, taraf markalarının gıda sektöründe tescil edildiği, davacının "..." markasının tanınmış olduğu, davalının kötüniyetinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2004/04410 sayılı "..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy