MAHKEMESİ:FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 gün ve 2012/43-2012/135 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.11.2013 gün ve 2013/2177-2013/20315 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 12.02.1999 tescil tarihli “...” ibareli markanın sahibi olan dava dışı ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin 16.07.2010 tarihinde yapılan icra ihalesi ile müvekkiline satıldığını, markanın 10 yıllık koruma süresinin bitiminden sonra ancak bu süreyi takip eden 6 aylık yeniden talep süresinin geçmesi beklenilmeden 29.04.2009 tarihinde 2009/21607 sayılı “...” markanın kötüniyetli davalı adına tescil olunduğunu, coğrafi kaynak belirten “...” kelimesinin esas unsur olarak tescil edilemeyeceğini, davalıya ait “... ...SÜT ÜRÜNLERİ” ile müvekkiline ait olup müvekkilinin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğu “...” markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, 2009/21607 tescil sayılı “...“ markanın davalı adına tescilinin hükümsüzlüğü ile terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncesine dava dışı kooperatif adına kayıtlı dava konusu markanın koruma süresinin bitiminden sonra ve 556 sayılı KHK’nın 41/son maddesine göre usulüne uygun olarak müvekkili adına tescil olunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu marka öncesinde dava dışı S.S ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına kayıtlıyken, yenilemenin yasal süresi içinde yapılmaması sebebiyle kooperatif adına hüküm ifade etmediği, boşta kalan markanın önce dava dışı ... Gıda Mam. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tescil edildiği, sonrasında davalıya devredildiği ve 29.04.2009 tarihinden itibaren davalı adına geçerli olduğu, dava konusu markanın ek süreli yenileme süresinin 12.08.2009’da dolduğu, markanın eski sahibi dava dışı kooperatifçe davalının başvurusuna itiraz edilmediği, davalının kötüniyetinin kanıtlanamadığı; her ne kadar davacı tarafça marka sözcüğünde coğrafi yer adının bulunması nedeniyle tescil edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, markanın daha önce dava dışı kooperatif adına tescil edilip kullanıldığı; davacı firmanın dava dışı kooperatife külli halef olmaması ve kooperatiften markayı usulüne uygun biçimde devralmaması nedeniyle, önceliğin iddia edilemeyeceği gerekçesiyle, sabit olmayan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, lınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.