MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/05/2012 gün ve 2009/190-2012/83 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/11/2013 gün ve 2013/3693-2013/20317 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 22.11.2002 tarihli "... + ŞEKİL" markası ile 13.08.2004 tarihli "... CL + ŞEKİL" markasının bulunduğunu, müvekkilince 07.05.2008 tarihinde "... ...+ ŞEKİL" ibaresinin marka olarak tescili istenildiğinde, davalı tarafça müvekkilinin markası ile iltibas oluşturacak şekilde "... POTTİ" ibaresinin marka olarak tescil ettirildiği ve bu ibareyi içeren 2003/23426, 2006/48012 ve 2007/47208 numaralı markalarının bulunduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin marka hakkına açıkça tecavüz edildiğini ve tanınmış markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini ileri sürerek, davalının 2003/23426 ve 2006/48012 sayılı markalarının 25. ve 35. sınıflardaki, 2007/41208 sayılı markanın 18. sınıftaki tescillerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, “... POTTİ” ibaresini içeren her türlü ticari emtianın imhasını, bu ibareyi içeren ürünlerin ticaretinin yasaklanmasını, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün durdurulması ve men’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, müvekkiline ait "... " markasının tanınmış marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça marka tescil başvuru tarihinin davalı marka başvuru tarihinden önce olduğu, bu nedenle davacı tarafın öncelik hakkına sahip bulunduğu, hükümsüzlük davasının marka tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmasının gerektiği, davalı tarafa ait en eski markanın tescil tarihinin 30.12.2004, somut dava tarihinin ise 29.12.2009 olduğu dikkate alındığında davanın zamanaşımına uğramadığı, aynı markanın aynı veya aynı türden mal veya hizmetler üzerinde kullanılmasının ortalama tüketici kitlesinin iltibasa düşerek hatalı davranışlar sergilemesine sebebiyet vereceği ve bu haliyle korunan marka hakkı sahibinin haklarını ihlal edeceği, bu nedenle sonradan tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy