MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2012 gün ve 2012/1-2012/165 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.12.2013 gün ve 2013/8232 - 2013/21891 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1974 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu ve ticaret hayatı boyunca ''...'' markasını kullandığını, bu markayı ilk kez 1994 yılında davalı Kurum nezdinde tescil ettirdiğini, 149139, 189585, 2001/21466, 2003/03515, 2003/03516, 2009/26174, 2009/26173, 2009/26172, 2009/26171, 2010/18009, 2010/22667, 2010/22666 sayı ile tescilli ya da başvuru aşamasındaki ''...'' esas unsurlu marka tescillerinin sahibi bulunduğunu, ayrıca bu ibarenin müvekkili firmanın ticaret unvanının ayırt edici unsuru olduğunu ve ''...'' markasının tanınmışlığının mahkeme kararları ve davalı Kurum nezdinde 21.11.2011 tarihli karar ile tanınmış marka olarak kabul edilerek tanınmış markalar siciline kayıt edilmiş olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ait markalarla ayırt edilmeyecek derecede benzer olan “...” markasının ... nezdinde 29., 30. ve 35. sınıflarda tescili için 04.02.2010 tarih ve 2010/06941 numarası ile başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin bu başvuruya itirazının reddedildiğini, oysa ki markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı .... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ...'ın “...” ibareli marka tescil başvurusunun 35. sınıf hizmetler yönünden tescili halinde, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağının, itibar ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğinin dosya kapsamından anlaşılmış bulunmasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy