MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2013 tarih ve 2012/52-2013/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde "..." markasına dayanarak müvekkilinin 2006/26162 sayılı "...." markasının hükümsüzlüğünü talep ettiğini, bu davanın halen derdest olduğunu, anılan davada işbu dava konusu ettikleri markaya da tanınmışlık iddialarının kanıtlanması açısından dayanıldığını, ayrıca dava konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından müvekkilinin ileriye dönük projelerinin riske girdiğini, bu itibarla hukuki yararlarının bulunduğunu, davalının "..." ibareli markasını bir kısım sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek 2003/12787 sayılı markanın 19, 42, 44. ve 45. sınıf mal ve hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde bahsi geçen davada işbu davada hükümsüzlüğü istenen 2003/12787 sayılı markaya değil, 99/017128, 2006/55333, 2007/71342 sayılı markalara dayanıldığından ve dava konusu 2003/12787 sayılı markanın tanınmışlık iddiasına da delil gösterilmediğinden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hükümsüzlüğünü talep ettikleri 2006/26162 sayılı "...." markasının 11 ve 35, işbu davada hükümsüzlüğü talep edilen 2003/12787 sayılı "..." markasının 19. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu, mal ve hizmetler arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, dava dilekçesinde 19, 42, 44 ve 45. sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük talep edilmişse de müvekkilinin anılan markasının sadece 19. sınıf mallarda tescil edildiğini, müvekkilince tüm tescilli sınıflarda markanın kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zarar gören sıfatıyla dava konusu markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararının bulunduğu, davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içinde dava konusu markanın kapsadığı 19. sınıf mallar yönünden kullanımına rastlanmadığı gerekçesiyle 19. sınıfla ilgili olarak davanın kabulü ile; davalı adına tescilli 2003/12787 kod nolu ... markasının tescilli olduğu 19. sınıf yönünden 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/c maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 42, 44, 45. sınıflarla ilgili marka tescilli olmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy