MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2013 tarih ve 2006/362-2013/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının kestiği poliçe primlerini davacı şirkete ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı tarafından verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, icra takibinin davalının itirazı üzerne durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptalini, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı acentenin davacıya borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyanın takip edilmemesi nedeniyle 14/02/2013 tarihinde işlemden kaldırıldığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay geçtiği halde taraflarca yenilenmediği gerekçesiyle, HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen dava davalısı ....'un isminin karar başlığında gösterilmemesinin maddi hata niteliğinde olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.