MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2010/127-2013/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin .... il Merkezinde faaliyette bulunmakta olup unvan değişikliği öncesi ... Gıda Pazarlama Dağıtım Ltd. Şti. adı altında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirkete ait ... .... Şubesi'nden alınan 21440131 hesap no'ya ait 0000250 nolu çekin takas yoluyla ... Şubesi'nden 21/06/2007 tarihinde tahsil edilmek üzere şubeye teslim edildiğini, ... ... Şubesi'nin ibraz edilen çek bedeli 2.500.000 eski TL olmasına karşın üzerinde yapılan tahrifatla 2.500.000 YTL olarak değiştirildiğini, davalı bankanın müvekkilini durumdan haberdar etmesi üzerine müvekkilinin bu şekilde bir çek verilmediğinden bahisle ödemeden men talimatı verdiğini, davaya konu çekin tahrif edilmiş olması nedeniyle bankanın ödeme yapmaması ve durumu savcılığa bildirmesi gerekirken çekin arkasına karşılıksız kaşesinin vurulduğunu ve bu şekilde çek hamilinin müvekkili hakkında icra takibi yapmasına olanak sağlandığını, müvekkili şirket tarafından icra takip dosyaları ve açılan davalar kapsamında pek çok masraf yapılmak durumunda kalındığını ve bir kısım haciz işlemleri ile 140.000 TL tutarındaki menkulün depoya kaldırılıp sonrasında iade kararına rağmen kaybolduğunu, davalı bankanın işlem sebebiyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın 21/06/2007 tarihinden itibaren bankalarca kısa vadeli kredilere uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya izafe edilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, söz konusu çekin müvekkili bankaya 21/06/2007 tarihinde Mehmet Yılmaz Çalık tarafından ibraz edilmiş olup çek arkası davacı tarafın vermiş olduğu ödemeden men talimatına istinaden yazıldığını, bu hususun banka kayıtları ile de sabit olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ödemeden men talimatının ihtiyati tedbir niteliğinde olup hamilin çekten doğan haklarını kullanmasına engel teşkil etmediği, bu talimatın sadece bankaya hesapta bulunan karşılığı bir süre ödemesine engel teşkil edeceği, bunun dışında tüm hukuki müesseselerin aynen işlemeye devam edeceği, eğer çek karşılıksız ise karşılıksız muamelesi göreceği, ödemeden men talimatı verilmiş olması çeki karşılıksız olmaktan ve bu yönde muamele
görmekten kurtarmayacağı, bu hususun Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu, bu sebeple ödemeden men talimatı verilmiş olan çekin arkasına çekin karşılıksız olduğunun yazılmasının hukuka aykırılık oluşturmayacağı, yetkisiz temsilcinin çeki imzalamasının dava konusu olmayıp bunun başkaca yargılamaları gerektirdiği, ayrıca bankanın bu haliyle sorumlu tutulmasının da beklenilmesinin yerinde olmadığı ayrıca hamile bir ödeme yapılmamış olması da nazara alındığında, davacının iddia etmiş olduğu maddi tazminat talepleriyle de illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy