MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/12/2013 tarih ve 2013/586-2013/697 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına 2010/05039 sayı ile tescilli endüstriyel tasarımın müvekkilince yıllardan beri satışı yapılan, fuarlarda sunulan "4030 X VIP", "BUS Comfort 4050", "BUS Comfort 4040", "BUS Comfort 5020" koltukları karşısında yenilik vasfının bulunmadığını, aynı ürün için müvekkili tarafından 2008 yılında alınmış EEC tipi onay belgelerinin bulunduğunu, 2009 yılından beri de .... A.Ş.'ne satıldığını, müvekkiline ait koltuklar ile dava konusu tasarım arasında fark bulunmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/05039 sayılı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu "Optima 4330 L" model yolcu koltuğunun ilk olarak 11.03.2010 tarihinde Temsa firmasına sevkedildiğini, 24-26.04.2010 tarihli fuarda pazar tanıtımının yapıldığını, davacının anılan tasarımı 2010 yılı Eylül/Ekim aylarında kopyalayarak kullandığını, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen koltuklarla müvekkili tasarımının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı, tasarıma konu ürünleri daha önceden kamuya arz ettiğini ifade etmişse de başvuru tarihinden geriye doğru 12 ay içinde kamuya sunmanın tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldırmayacağı, dava konusu tasarımın davacının dayandığı ürünler karşısında yenilik ve ayırdecilik vasfını taşıdığının anlaşıldığı, bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy