verilen 26.03.2013 tarih ve 2013/156-2013/160 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklı tarafın talebi üzerine müvekkili şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini ancak 2013/39 E. sayılı dosyası ile görülen iflas ertelemesi talebine ilişkin davada müvekkili hakkında ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemi dahil olmak üzere hiçbir takip işlemi yapılmamasına, yapılan takiplerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiğini, takip edilen iflasın ertelenmesi dosyasında müvekkili şirket aleyhine hiçbir takip işlemi yapılmaması için tüm icra müdürlüklerine bildirim yapıldığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 179/b maddesinde iflas erteleme kararı ile takiplerin duracağı öngörülmüş ise de ihtiyati hacizler yönünden düzenleme öngörülmediği, konkordato ile ilgili 289. maddesinde konkordato mühleti içinde ihtiyati haciz istenmeyeceği açıkça belirtilmesine rağmen, iflas erteleme yönünden düzenleme yapılmamasının ihtiyati haciz istenebileceği sonucunu doğurduğu, öte yandan İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, bunların kararın dayandığı sebepler, teminat ve mahkeme yetkisi olarak belirtildiği, İİK'nın 265. maddesinde sayılan nedenlere dayanmayan ve özellikle iflas ertelenmesi dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının ihtiyati haciz istenmesine engel olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borçlu vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, borçlu vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy