MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 gün ve 2009/498-2012/95 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 19/12/2013 gün ve 2012/6600-2013/23221 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesine hesap açmaya gelen müvekkilinin banka çalışanları tarafından yönlendirmeleri sonucu 19.11.1999 tarihinde 8.000 TL’lik ve 8.400 TL’lik hesap açığını, banka çalışanlarının verdikleri hesap cüzdanında “Yurt Securty Off-Shore Ltd” ibaresi bulunduğunu, müvekkillerine bu bankanın kendi iştirakleri bir banka olduğunu, paralarının güvencede olduğunu bildirdiklerini, müvekkilinin davalı Banka'ya ... tarafından 29.12.1999 tarihinde el konulması sebebiyle paralarını alamadığını, banka yöneticilerinin off shore mudilerini dolandırmaktan cezalandırıldığını, müvekkilinin alacakları hakkında aciz vesikası aldığını, psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek 16.400 TL alacak ile 10.000 TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 21.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile 8.400 USD olan hesabı dava dilekçesinde hatalı şekilde 8.400 TL, 8.000 DEM olan hesabı da 8.000 TL olarak bildirdiğini belirterek 8.400 USD’nin 19.11.1999 tarihinden 8.000 DEM karşılığı olan 4.090 EURO’nun 19.11.1999 tarihinden itibaren 3095sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar ... ( borcu üstlenen sıfatıyla) – ING Bank A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy