Taraflar arasında görülen davada verilen 26/11/2013 tarih ve 2011/283-2013/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, belgesi olmadığı halde logosu kullanılmış Kerem Kablo ve Hontel marka kabloları davalı şirketin sattığını, Hukuk sayılı dosyasıyla bu hususun belirlendiğini, davacıya ait markanın davalı şirketçe ihlali nedeniyle davacının maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek iki ayrı ürün nedeniyle ihlal söz konusu olduğundan 12.000,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın en yüksek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini, dava sonunda hükmün ilanını, ihlal konusu olan ürünlerle işbu ihlali sağlayan makina, kalıp ve cihazlara el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin elektrik malzemeleri toptancılığı işi ile uğraştığını, üretim faaliyetinin bulunmadığını, bu nedenle başvurması gibi bir durumunda söz konusu olmadığını, davaya konu ürünlerin davalı tarafça satın alındığını, malzemeler üzerinde ibaresinin bulunması konusunda davalının hiçbir müdahalesi ve etkisinin olmadığını, elde edilen ürünlerin miktarının az olduğunu, davalının konumu, eylemin işleniş şekli, haksız kullanım niteliğindeki eylemin davalıyı ilgilendirmemesi karşısında davacı tarafça maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı işyerinde ele geçirilen kabloların üzerinde logosu ve standart numarasının yazılı olduğu ve bu ile kullanılan standardt numarasının gerçek standart numarası kullanma yöntem ve gösterim biçimine ayırt edilemeyecek şekilde benzetildiği, hatta gerçek bir kablo gibi gösterildiği, olmada standart numarasını içeren ibarelerin kullanılmasının marka hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında yer almakla bu bağlamda 5833 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun'un 2'nci maddesine (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/c maddesine) aykırılık teşkil ettiği, ilgili markaların web sayfalarında ve kurumunun web sayfasında "Standart ve belgeli firma arama" ile yapılan araştırmada dava konusu marka kablolarının belgesine sahip olmadığı, toplam 1400 metre marka kabloların 2.006,00 TL bedelle satın alındığı, ticaretle uğraşanların alımını, dağıtımını, satımını yaptıkları malların gerçek durumlarını bildiklerinin
kabul edilmesi gerektiği, yapılan iş ve meslek gereği taklit eşyayı taklit olmayandan ayırabilecek konumda olmak, taklit eşyayı piyasa fiyatından ucuza veya faturasız almak gibi durumları bilmek veya bilmesi gerekmek olarak kabul edilebileceği, Ticaret Kanunu'nun 20/2. maddesi gereği her tacirin ticarethanesine ait işlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği hükmünün yer aldığı dikkate alındığında davalının söz konusu kabloların üzerinde ogosunun ve standardının yazılı olmasından sorumlu tutulamayacağı yönündeki savunmasına itibar edilmeyeceği bu eylem nedeniyle davacının maddi ve manevi zarar gördüğü gerekçesiyle davacının men'i müdahale davasının kabulü ile, davalının davacı markasına yaptığı müdahalenin men'ine, maddi tazminat davasının kabulü ile, bilirkişilerce hesaplanan 12.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminatın kısmen kabul kısmen reddi ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabloların üretiminin davalı tarafça yapılmadığı satın alınarak satışa arz edildiği dikkate alınarak makine kalıp ve cihazlara el konulması talebinin reddine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde ve ilan giderleri davalı taraftan alınmak kaydıyla çapında yayınlanan bir gazetede bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekilleri tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekilleri bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcının ve 25,20 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.024,00 TL temyiz ilam harcının da davalıdan alınmasına, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy