MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2011 gün ve 2011/175-2011/62 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/12/2013 gün ve 2013/4369-2013/22837 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in müvekkili bankanın şube müdür yardımcısı, ... ve ...’ın şef olarak görev yaptıklarını, bankada görevli oldukları dönemde davalılardan ...A.Ş’ye banka ile imzalanan taahhütname uyarınca çek iştira yetkisi tanındığını, banka görevlisi olan davalıların usulsüz işlemler yapmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarını, diğer davalıların ise ...A.Ş. adına bu eylemlere iştirak ettiklerini ileri sürerek şimdilik 21.235,79 Euro ve 1.074,90 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı ... hakkındaki davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı zamanaşımı def’inde bulunmuşlar ve davanın esastan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların eylemlerinin haksız eylem kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, tüm davalılar yönünden olayda uygulanması gereken zamanaşımı hükümlerinin BK 60. maddesi uyarınca 1 ve 10 yıllık sürelere tabi olduğu, davalılardan ..., ..., ... hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1997/299 esas sayılı dava dosyasında davacı bankaya karşı eylemlerinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu teşkil ettiği iddiasıyla açılan kamu davası (suç tarihi:05/06/1997) sonucunda, yapılan yargılama sonucu zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 17/04/2009 günlü ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, davacı bankanın zararına sebebiyet verdiği ileri sürülen işlemlerin de 1997 yılına ilişkin olduğu, bu konuda davacı banka teftiş kurulu başkanlığının 09/09/1997 tarihli teftiş raporunun bulunduğu, yine ... Bankası disiplin kurulunun 12/12/1997 tarihli kararının bulunduğu ve yönetim kurulunca bu kararın onandığı, banka görevlisi memurlar davalılar ..., ... ve ... yönünden bu tarihten itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçirildiği, Kaldı ki uzamış ceza zaman aşımı süresinin müteselsil sorumluluğu olduğu iddia edilen banka memuru davalılara da uygulanacağı göz önüne alınsa bile ceza davasında verilen kararın kesinleştiği tarihten itibaren zamanaşımının kesilmesi sonucunda tekrar işlemeye başlayacak olan zamanaşımı süresinin BK 60. maddesindeki 1 yıllık süre olup, dava tarihi itibariyle kesinleşme tarihinden itibaren bu 1 yıllık sürenin de geçirildiği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 5411 sayılı yasanın Geçici 13. maddesinin aynı yasanın 141. maddesine atıfta bulunmaması nedeniyle 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy