MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2013 tarih ve 2009/172-2013/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2002/27828 sayılı "...." ibareli markasının bir çok sınıfta tescilli olduğu halde 9. ve 18. sınıflarda hiç kullanılmadığını ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 14 ve 42/c maddelerine istinaden davalının "...." ibareli markasının anılan sınıflar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, gördüğü bir zarar bulunmayan davacının işbu davayı açamayacağını, davacının müvekkilinin piyasada tanıttığı ticaret ünvanı ve markadan istifade etmek istediğini, dava konusu markayı tescil ettirmek istemesinin MK'nun 2'inci maddesine aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da müvekkilinin ticaret unvanı ve tescilli markasında yer alan "...." ibaresinin haksız ve kötüniyetle iltibasa da neden olacak şekilde davalı tarafından ticaret unvanına alındığını, ibare üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek karşı davalının ticaret unvanındaki "...." ve halen markasal olarak kullandığı "..." ibarelerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile men'ini, "..." ibaresinin davacı- karşı davalının ticaret unvanından terkinini, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karşı davalı vekili, müvekkilinin tescilli ticaret unvanını kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağını, tarafların farklı alanlarda iştigal ettiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava açılmadan önce geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde 2002/27828 nolu "....+ şekil" markasının 09 ve 18. sınıf emtialar açısından kullanıldığını kanıtlayamadığı, karşı dava açısından ise, davacı ticaret unvanının davalı ticaret unvanından farklı olduğu, değişik alanlarda faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, davalıya ait "....+ şekil" ibareli 2002/27828 sayılı markanın 9. ve 18. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karşı davadaki tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı- karşı davalının ticaret ünvanını tescil edildiği şekliyle kullanması ticaret ünvanının terkini davasında red gerekçesi olamaz ise de, gerek mahkeme kararındaki diğer gerekçeler, gerekse davalı- karşı davacı tarafça her iki şirketin aynı alanda faaliyette bulunduğunun, başka bir deyişle ana sözleşmelerindeki faaliyet konularının örtüştüğünün ileri sürülmemesine göre davalı- karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı- karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy