MAHKEMESİ : ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 gün ve 2009/174-2011/231 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.11.2013 gün ve 2012/5666-2013/21078 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı, müvekkilinin 35, 41 ve 42. sınıflarda tescilli " ..." ibareli markası bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasına " ..." ibaresini ekleyerek " ... " şeklinde kullanarak iltibas yarattığını, ayrıca ibareyi 35. sınıfta tescil için yaptığı başvurunun reddine rağmen bu sınıfta kullanımına devam ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, davalının " ..." kelimesini 35, 41 ve 42. sınıflarda kullanımının men'ini, davalının markasının hükümsüzlüğünü, 20.000 TL marka itibar, 5.000 TL manevi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, " ..." ibaresinin tüm dünyada reklamcılık sektöründe kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada " ..." kelimesinin 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin (c) ve (d) bentleri uyarınca tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, " ..." markasının uydurulmuş bir kelime olduğu, davacı-karşı davalı tarafın markanın 1999 yılından itibaren piyasada kullanımına ilişkin delil sunduğu, ibarenin reklamcılık faaliyetleri için tasviri olmadığı, bir an için ibarenin tasviri olduğu varsayılsa bile 2002 yılından itibaren özellikle internet ortamındaki yoğun kullanım nedeniyle markanın ayırt edicilik kazandığı, davalı-karşı davacının tescilli markası kapsamında reklamcılık faaliyetinin bulunmadığı, davalı-karşı davacı markasını ilave yaparak kullanmış ise de, markanın bağımsızlığı devam ettiğinden ve iltibas ihtimali bulunduğundan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin gerçekleştiği, davalı tarafça sunulan özel rapora tahkikatın bitiminden sonra ibraz edilmesi nedeniyle itibar edilmediği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalı-karşı davacı adına tescilli markasının hükümsüzlüğüne, davalının davacının tescilli " ..." markasının davalı tarafından 35. sınıfta reklamcılık hizmetlerinde " ..." ibaresi ile birlikte kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, ibarenin kullanımının önlenmesine, itibar tazminatı talebinin reddine, 5.000 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın ise reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy