Taraflar arasında görülen davada verilen 02/10/2013 tarih ve 2012/245-2013/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin yurt dışında ibareli markayı ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanıp tanıttığını, davalının yurt dışında tescilli olduğunu bildiği bu markayı bilerek kötü niyetli olarak nezdinde nezdinde ibaresi ile kendi adına tescilini yaptırdığını ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu marka ile ilgili daha önce görülen kesinleşmiş dava bulunduğunu, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; aynı taraflar arasında aynı nedenlerle sayılı dava dosyasında davanın reddine karar verilip bu kararın kesinleştiği, HMK'nın 114/1-i bendinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamasının dava şartı olarak düzenlendiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.