MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/10/2013 tarih ve 2012/252-2013/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin yurt dışında ... ibareli markaları ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanıp tanıttığını, davalının yurt dışında tescilli olduğunu bildiği bu markayı bilerek kötü niyetli olarak ... nezdinde 2005/06701 no ile 06, 11, 35 sınıflarda 13/03/2008 tarihinde .... ibaresi ile kendi adına tescilini yaptırdığını beyanla markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu marka ile ilgili daha önce .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen kesinleşmiş dava bulunduğunu, kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2007/23 Esas 2009/266 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacıların bu davanın davacıları ... Ltd. ile Aeon Uk Ltd olduğu, davalıların ... ve ... Dayanıklı Tük. Mal. İnş. Gı. Pet. Ür. Mah. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, davada önceki tarihli kullanım, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayanıldığı, davalıya ait bu davanın konusunu teşkil eden .... markasının hükümsüzlüğünün de talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilip bu kararın 26/02/2010 tarihinde kesinleştiği, aynı taraflar arasında aynı nedenlere dayalı açılıp görülüp, sonuçlandırılmış ve kesin hükme bağlanmış bir karar bulunduğu, bu durumun dava şartı noksanlığı teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.