MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ: AV. ...
VEKİLİ: AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2014 tarih ve 2011/570-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 23.04.2002 tarihinde “Hisse Alım Satım Sözleşmesi ve Alıcı İle Satıcı Arasında Finansman Sağlanması İle İlgili Sözleşme” imzalandığını, sözleşme hükümleri içinde yer alan hisse devri hususunda taraflar arasında ihtilaf çıktığını, ihtilafın giderilmesi amacıyla davalı tarafından sözleşme hükümleri uyarınca tahkim yoluna başvurduğunu, bu doğrultuda ... Ticaret Odası Hakem Uzlaştırma-Hakem Bilirkişilik Yönetmeliği'ne göre hüküm vermeye yetkili Hakem Mahkemesi'nce 2005/10 esas sayılı dosya üzerinden yargılma yapılarak karar verildiğini, verilen kararın talep edilmeyen bir şey hakkında karar verilmesi, tahkim süresi dolduktan sonra karar verilmesi, eksik incelemeye dayalı ve yetki sınırının aşılarak hakkaniyete göre karar verilmesi, bir kısım yargılama giderleri yönünden hüküm tesis edilmemesi, hakem kararının usule uygun tebliğinin yapılmaması, kararın Türk Hukuku'nun temel prensiplerine aykırı olması, uyuşmazlık konusu sözleşme hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi nedenleriyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ... Ticaret Odası Hakem Uzlaştırma-Hakem Bilirkişilik Yönetmeliği'ne göre hüküm vermeye yetkili Hakem Mahkemesince 2005/10 sayılı dosya üzerinden verilen 23.11.2011 tarihli kararın iptaline ve davaya konu kararın icrasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hakem kararının iptaline ilişkin sebeplerin kanunda tahdidi olarak sayıldığını, davacının iddialarının bir kısmının haksız bir kısmının ise kanunda sayılı sebepler kapsamında yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nın 439. maddesinde hakem kararlarının iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, iptal davasının dosya üzerinden görülüp karara bağlanmasının geretiği, somut olayda HMK'nın 349. madesi kapsamında iptal sebebi olarak ileri sürülen hususların hiçbirinin varlığının kanıtlanamadığı, dava dilekçesinde yer alan bir kısım iptal gerekçelerinin ise esasa ilişkin olduğu, hakem kararının iptaline dair yargılamada dikkate alınamayacağı, mevcut dosya kapsamı uyarınca HMK'nın 389 ve 390. maddelerinde belirtilen tedbir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilince ileri sürülen temyiz itirazları HMK’nın 439'uncu maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hakem kararının ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy