MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 gün ve 2012/58-2013/35 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2013 gün ve 2013/9059-2013-22977 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ... Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nün ... A.Ş'den olan gümrük alacaklarının teminatı olmak üzere 16.07.1999 tarih ve 10014/388 sayılı 19.500,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun davalı tarafından düzenlendiğini, mükellef şirketin açtığı davaların müvekkili lehine sonuçlanması üzerine ödemesi gereken gümrük vergileri toplamının 179.873,00 TL bulduğunu, bankanın KKDF ve KKDF cezai faizi olan bakiyesinin ödenmeyeceğini bildirerek alacağın 91.755,00 TL'sini ödediğini, anılan vergi ve faizler de dahil olmak üzere tüm idare alacağının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 88.117,92 TL'nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunda KDV tutarı 19.500,00 TL ana para, kanuni faiz ve gecikme zammına teminat verildiğini, metinde hiç bir şekilde KKDF ve faizinden bahsedilmediğini, mektubun metni bu kadar açıkken gümrük idaresi alacağı ifadesinin geniş yorumlanarak tüm alacağın müvekkilinden istenemeyeceğini, Hukuk Genel Kurulu kararına göre teminat metubunda yazan riskin yorum yoluyla değiştirilemeyeceği, KDV için hesaplanan yasal faiziyle birlikte yaptıkları ödeme ile borcun sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, teminat mektubu içeriğinde davalı bankanın KDV yönünden taahhüdü bulunduğu, KKDF ve KKDF cezai faizi yönünden taahhütünün olmadığı, teminat mektubunda yazılı riskin yorum yoluyla değiştirilip genişletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy