MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 gün ve 2008/432-2011/448 sayılı kararı reddeden Daire’nin 18.04.2013 gün ve 2012/8929 - 2013/7683 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin konutunun tüm risklere karşı davalı tarafından sigortalandığını, poliçenin geçerlilik süresi içinde söz konusu konutta hırsızlık olayının vuku bulduğunu, ihbarda bulunulmasına rağmen davalı tarafça sigorta bedelinin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 22.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2013 tarihli kararı ile davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz yoluna başvurduğu, oysa davacı vekilinin verilen süre içinde eksik temyiz posta giderini yatırmaması nedeniyle mahkemece temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu durumda davalının katılma yoluyla temyize başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu defa davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dairemizin 18.04.2013 gün ve 2012/8929 E., 2013/7683 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz yoluna başvurduğu, davacı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğinden artık davalının da katılma yoluyla temyize başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin kararın usulüne uygun bir biçimde kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek işbu kararı temyiz etmiştir. Gerçekten de davacının temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına dair kararın davacı vekiline usulünce tebliğ edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabul edilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile temyiz incelemesinin yapılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına ilişkin ek karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, ilk temyizden dolayı alındığı anlaşılan temyiz ilam harcının davacıdan yeniden alınmasına yer olmadığına, 18.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy