MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/09/2013 tarih ve 2012/103-2013/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının "... Endüstri Sanayi A.Ş. ...+Şekil" ibaresinin 19. ve 37. sınıf emtialarda marka tescili başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın, TPE YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkiline ait "....'' şeklindeki tescilli ve tanınmış markaları ile iltibas yaratacak kadar benzer olup, aynı zamanda davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 23.05.2007 tarih ve 2007-M-1613 sayılı kararının iptalini, markanın tescil edilmesi halinde iptali ile marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, inceleme aşamasında aynı ve benzer emtianın başvuru kapsamından çıkarıldığını, davacı markası ile davalı başvurusu markasal anlamda benziyor ise de ait oldukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğundan iltibasın söz konusu olmayacağını, itirazda ileri sürülmeyen tanınmışlık iddiasının iptal davasında dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında işaretsel benzerlik bulunmakta ise de, tescil kapsamlarının farklı olduğunu, davacı markalarının tanınmış olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, yararlanılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları bütüncüllük ilkesi kapsamında karşılaştırıldığında, başvuru markası ''BETONPAN'' ile davacının markalarından olan ''BETOPAN'' markalarının ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğu, aynı tür sayılabilecek mallar yönünden davacının önceki tarihli markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın ksımen kabulü ile, TPE YİDK'nın 2007-M-1613 sayılı kararının 37. sınıfta yer alan 01 ve 02. alt gruplar yönünden iptaline, anılan hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş; davacı vekilinin tanınmışlık iddiası yönünden ise, tanınmışlık ileri sürülen inşaat sektörü ile tescil kapsamında kalan 37. sınıftaki diğer hizmetler (01,02 alt gruplar hariç) arasında, büyük sektörel farklılık, benzerlik oranı ve markaların bütünü dikkate alındığında, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde yer alan, markanın tanınmişlığından haksız yararlanma, itibarına veya markanın ayırt edicilik gücüne zarar verme ihtimallerinin gerçekleşmeyeceği gerekçesi ile, davanın tescil kapsamında kalan diğer 37. sınıf hizmetler yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, tüm taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy