MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2013 tarih ve 2011/502-2013/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankada bulunan hesabından işlem yapmak üzere yetkilendirilen .....'ın bilgi ve rızası olmadan, 27.12.2010 tarihinde davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan Murat İpek adına 14.900,00-TL'nin internet üzerinden EFT yolu ile gönderildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığından kusurlu olduğunu ileri sürerek, 14.900,00-TL'nin 27.12.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminin ön gördüğü tüm güvenlik önlemlerini aldığını, bu nedenle müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği, ancak davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin üçüncü kişilerle yaptığı el ve işbirliği sonucu elde edilerek kullanıldığının ispat edilemediği, davalı bankanın kullandırdığı internet sisteminin güvenliği konusunda gerekli önlemleri almadığı, davacının bilgi ve rızası dışında çekilen miktarın tamamından davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 762,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy