MAHKEMESİ: ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 gün ve 2010/180-2012/178 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.12.2013 gün ve 2012/17220-2013/23108 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket unvanının belirleyici unsuru olan "..." ibaresini 556 sayılı KHK şartlarınca 19/04/2001 tarihinde kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkil şirketin ayrıca ... adlı web sayfasının da sahibi olduğunu, müvekkil şirketin kayıtlı unvanına ve tescilli markasına rağmen davalının "..." ibaresini kullanmasının yasa maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davalı ile müvekkil şirketin aynı sektörde faaliyet göstermesi ve faaliyet konularının aynı olmasının iltibasa, yanılmaya, müvekkil şirketin ticari çabası ile elde ettiği haklı şöhretten davalının da haksız olarak yararlanmasına sebep olduğunu iddia ederek, davalı unvanında yer alan "..." ibaresinin müvekkilinin tescilli unvan ve markasına tecavüz oluşturduğundan tecavüzün men'ine ve "..." ibaresinin davalı unvanından terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın ticaret unvanında bulunan ... ibaresinin davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine yönelik istemin reddine, tescilli ticaret unvanını kullanım terkin edilinceye kadar haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden ... ibaresinin kullanımı nedeniyle bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine yönelik istemin reddine, ...'nın 54. maddesi kapsamında davalı şirketin unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, ticaret sicilinden silinmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy