MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2011/194-2013/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket 2008/04009 sayılı .... ibareli markayı tescil ettirmiş ise de, müvekkilinin bu ibareyi 2005 yılından beri marka olarak kullandığını, müvekkilinin 2008/40136 ve 2008/41916 sayılı marka başvurularına davalının yaptığı itirazların kabul edildiğini ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markanın gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ...’ye yapmış olduğu 2008/41916 sayılı ibareli marka başvurusunun reddi üzerine ... YİDK kararının iptali için ...FSHHM’nin 2010/132 E. sayılı dosyasında açtığı davada redde gerekçe markanın 2008/04009 sayılı marka olup, öncelik hakkının davalı şirkete ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, KHK’nın 8/3. maddesine ilişkin olarak aynı maddi vakıayla ilgili kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ...FSHHM’nin 2010/132 E. sayılı dosyasında görülen davanın hukuki sebebinin farklı olması nedeniyle kesin hüküm oluşturmamakla birlikte güçlü delil niteliğinde bulunmasına ve aksinin aynı güçte bir delille de ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy