MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2012 gün ve 2011/88-2012/15 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/12/2013 gün ve 2012/9713-2013/23751 sayılı kararı aleyhinde davalı ... Türkiye A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin tanınmış “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı ile yapılan distribütörlük sözleşmesinin yenilenmeyerek kendiliğinden sona erdiğini, davalı şirketin hakim hissedarı olan dava dışı ...Yatırım Paz. A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan markanın şirket unvanında kullanılması hakkında sözleşme uyarınca, distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi veya feshedilmesi halinde müvekkilinin talebi üzerine, davalı şirketin “...” kelimesini şirket unvanından çıkarması gerekmekte olup, davalı şirketin sözleşme sona ermesine rağmen “...” ibaresini kullanmaya devam ettiğini, ayrıca davalının yetkili distribütör olmamasına rağmen “www....” alan adını da kullanmaya devam ettiğini, tüketicilerin davalı şirketi hala yetkili distribütör zannettiklerini, bu durumun müvekkilinin markadan doğan imajına zarar verdiğini, davalı şirketin bu sitede,”...” satma yetkisi bulunmayan şirketleri bayi olarak veya yetkili olmayan servisleri yetkili servis olarak tanıttığını, araba ilanları vererek geçerli olmayan fiyat listeleri yayımladığını, satıştan kaldırılan araçların satış ilanını verdiğini, bu durumun müvekkilinin büyük ticari kayıplara uğramasına yol açtığını, müvekkilinin ... Alan Adı Yönetimi'ne başvuruda bulunarak, davalının alan adı kullanımının hukuka aykırı olduğunu ve kendisine devrini talep ettiğini, ... DNS Çalışma Grubu toplantısında konunun görüşüldüğünü ve müvekkilinin haklı olduğuna karar verildiğini, buna rağmen ...'nün mevcut alan adını müvekkiline devretmediği gibi davalının kullanımını da sonlandırmadığını ileri sürerek, davalı ... Türkiye A.Ş. tarafından daha önce kendi adına tescil ettirilmiş “www....” alan adınına erişimin durdurulmasına, tescilin iptaline, alan adının müvekkili adına tescil edilmesinin uygun olduğuna ve tesciline müvekkilinin alan adını, davalının hukuka aykırı edimlerinden dolayı kullanamaması sebebiyle maddi ve manevi zararlarının karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ... Türkiye A.Ş. vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... Türkiye A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... Türkiye A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.