MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2012/577-2013/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin organizasyon programları düzenlemek, gıda üretim ve her türlü restoran, kafeterya hizmeti vermek amacı ile 4 ortak tarafından kurulduğunu, her bir ortağın şirkette 1/4 oranında hisse sahibi olduğunu, şirketin ana faaliyet konusunda hizmet vermek üzere mülkiyeti Kızılay derneğine ait salonu kiraladığını,davalı ortağın son dönemde şahsi borçları nedeni ile hakkında icra takibi başlatıldığını ve davalının şirket hissesi üzerine haciz konulduğunu, davalının bu borçlarının şirketle ilgisi bulunmadığını, bu nedenle davalının şahsi borçlarından dolayı şirket hissesinin paraya çevrilmesi ve şirketin tasfiyesi tehlikesinin ortaya çıktığını, ancak müvekkili şirket için daha da önemli risk olarak şirketin faaliyet gösterdiği ve kiralayarak kullandığı işletmenin kira sözleşmesinin 6. maddesine göre kiralananın her ne sebeple olursa olsun başkasına işgal ettirilmesi, iş ortağı ve kar ortağı alınmasının sözleşmenin feshi sebebi olacağını, bu nedenle haklı sebeplerle davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı şirketin %25 oranında pay sahibi olduğunu ve kurucu ortaklarından olduğunu, ..., ...ve ... ile birlikte işletmeyi müştereken kiraladıklarını, bu nedenle kiracının davacı şirket değil, adı geçen gerçek kişiler olduğunu, davacı şirketin kiracı olmadığından açılan davanın temelsiz kaldığını ve reddinin gerektiğini, ayrıca bu davayı açmak için gerekli kararın usulüne uygun alınmadığından...1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/5 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı ...'nın 133/2 maddesine göre haczedilen şirket hissesinin paraya çevrilmesinin taşınır mal hükümlerine göre yapılacağının düzenlendiği, her ne kadar davalı hakkında takip yapılmış ve takipler kesinleşmiş olsa da, şirket hissesinin paraya çevrilmediği, davalının borçlarını ödeyip ödemeyeceğinin ve şirketteki hissesinin paraya çevrilip çevrilmeyeceğinin belli olmadığı, aynı şekilde kira sözleşmesinin davacı şirketçe değil, özel kişilerce imzalandığı, her ne kadar kira sözleşmesinde kiralananın başkasına devrinin iş ortağı veya kar ortağı alınmasının sözleşmenin feshi sebebi sayılacağı belirtilmiş ise de, henüz şirkete iş yada kar ortağı alınmadığı ve kira sözleşmesinin de fesh edilmediği gibi ileride feshedilip edilmeyeceğinin belli olmadığı, davacının ileride muhtemel olan zararı nedeni ile davanın bu aşamada açılmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.