MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2010/187-2013/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "...." ibaresini marka olarak 2001/24299 ve "...." ibaresini de marka olarak 2003/03004 sayı ile tescil ettirdiğini, "VIP ...." ibaresini tescilli markasıymış gibi sattığı tekstil ürünlerinde kullandığını, davalının bu ibareli marka tescil başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, tüm bunların üzerine müvekkilinin davalı tarafın davaya konu tecavüzün sonlandırılması ihtarını içeren ihtarname keşide ettiğini, ancak davalının buna rağmen marka ihlalini devam ettirdiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 1.000,00 TL'nin KHK'nın 67. maddesine göre %25 arttırılarak 1.250,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi zararın davalıdan tazminini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 39.542,025 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı yanın uzun bir süre geçtikten sonra işbu davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı yanın ihtarnamesi üzerine davayı konu markanın kullanımını durdurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının Vip .... + Şekil markasının reddedildiği halde, davacıya ait .... ve .... ibareli markalarındaki esaslı unsur olan .... ibaresinin aynısını işyeri levhasına yanına dikey şekilde küçük boyutta vip ibaresini yazmak suretiyle kullandırdığı, tanıtım levhasındaki markasal kullanımının .... ibaresi ile olduğu ve işyerinde satışa sunulan ürünlerin ortalama düzeydeki tüketicilerinin bu işyerini .... olarak algılayacakları, Vip ibaresinin küçük yazılmasının kullanımın ayırt ediciliğini sağlamadığı
gibi Vip yazılsa dahi davacı markası ile işyeri arasında bağlantı kurulmasının mümkün olduğu, ayrıca yapılan tespit dosyasında, davalı yanın ambalaj poşetlerinde, kartvizitlerde, giysi etiketlerinde ve benzeri bilimum materyalde davacının tescilli markası ile karışıklığa neden olabilecek ve iltibas oluşturacak .... ve Vip .... ibarelerini kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulunulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, tecavüzün men ve ref'ine, fiilin yoğunluğu ve niteliği ile markaların bilinirliği gibi etkenler nazara alınarak, BK 42 ve 43. maddeleri gereğince takdiren 10.000,00 TL maddi ve yine aynı sebeplerle 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının tescilli markalarına davalının tecavüzde bulunduğunun tespiti ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ve yukarıda tarih ve numarası yazılı davanın kısmen kabulüne dair hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosya Dairemize gönderilmiş, mümeyyiz davacı vekili Av.... tarafından 14/05/2014 tarihli UYAP üzerinden göndermiş dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmıştır.
Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Mümeyyiz davacı vekilinin 14/05/2014 tarihli beyanı temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde ve bilahare giderilen eksiklik çerçevesinde HMK’nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, TEMYİZ İSTEMİNİN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 563,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy