MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın Hakem Heyetinin 13/01/2014 tarihli kararı taraf vekillerince temyiz edilerek ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 26/03/2014 tarihinde Dairemize gönderilmiş olmakla duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü hazır bulunan davacı- karşı davalı vekilleri Av. ... ile Av. ... ile davalı - karşı davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının temin edeceği römorkaj ve palamar hizmetlerinin sözleşme ile karalaştırılan esaslar çerçevesinde davalı adına müvekkili tarafından yerine getirilmesi ve buna karşılık davalının da sözleşmede yer alan taahhütlerinin ifasına ilişkin olarak 14.03.2004 tarihli ana sözleşmenin imzalandığını, yeni sorunların halli içinde ek olarak 11.1.2005 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ek sözleşmenin davalının 3 adet römorkörünün müvekkiline satışına ilişkin olduğunu, iki yıl sonra davalı tarafından ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/182 esas sayılı dosyası ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tesbiti, kendisine satılan römorkörlerin iadesi ve tazminat istemine ilişkin açılan, davanın reddine karar verilip kesinleştiğini, ancak davalının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğinden müvekkilinin zarara uğradığını, elde edeceği kardan yoksun kaldığını, bu zararın ana sözleşmenin 4. maddesine göre hesaplanması gerektiğini ileri sürerek 22.715.238.74 TL alacağın sözleşmenin feshedildiği 31.05.2006 tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı–karşı davacı ... A.Ş. vekili, davalının bizatihi kendisinin hukuka aykırı davranışlar içinde olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeleri haklı nedenlerle feshettiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davada ise; asıl dava nedeniyle borçlu olmadıklarının tesbitine, taraflar arasında düzenlenen 14.03.2004 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin ve/veya haklı sebeple feshedildiğinin tesbiti ile iptalini, müvekkilinin verdiklerini ve bu kapsamda verilen ..., ... ve ... römorkörlerinin müvekkiline iadesini, şimdilik 13.694.866 TL tazminatın faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Hakem heyeti tarafından yapılan yargılama sonucu asıl dava yönünden, davalı-karşı davacı ...'ın sözleşmeyi 25.05.2006 tarihinde haksız feshettiğine ve davacı-karşı davalıya 44.816.433.27 TL tazminatı faizi ile ödemesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hakem heyeti kararının mahkemeye ibrazı üzerine mahkemece 23.1.2014 tarihli karar ile dosyanın mahkeme arşivinde saklanmasına, esasın kapatılmasına karar verilmiş, kararı davalı–karşı davacı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Yine mahkemece 03.02.2014 tarihli karar ile 6100 sayılı HMK’nın 451.maddesi uyarınca kanunun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 448.maddesinde HMK’nın tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağının belirtilmesi karşısında bu kanunun 439. maddesi nedeniyle hakem kararına karşı yalnızca tahkim yerindeki mahkemede iptal davası açılması mümkün olduğundan HMK’nın anılan 451 ve 448.maddeleri de nazara alınarak davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; katılma yolu ile temyiz talebi, davalı-karşı davacı ...nin asıl karara yönelik ve mahkemece reddedilen temyiz talebine katılmak suretiyle yapılmış olup asıl kararın temyizi kabil nitelik arzetmemesi nedeniyle davacı-karşı davalı ... A.Ş'nin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile 03/02/2014 tarihli kararın onanmasına, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin reddine, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy