MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/11/2013 tarih ve 2013/60-2013/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka'nın mevduat müşterisi olduğunu, uzun süreden beri çiçekçilikle uğraştığını, yabancı bir bankaya ait ... kredi kartıyla 05.04.2001 tarihinde işyerinde alışveriş yapıldığını, davalı Banka'ya ait pos cihazıyla işlemin gerçekleştirildiğini, davalı Banka'ca işleme provizyon verildiğini, satış bedelinin müvekkilinin davalı Banka'daki mevduat hesabına yatırıldığını, daha sonra davalı Banka'ca hesabından izinsiz çekildiğini, talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek 5.804.500.000 TL'nin 05.04.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, P.O.S cihazının 27.02.2001 tarihinde teslim edildiğini, 27.03.2001 tarihinde de taraflar arasında... Kartları Sözleşmesi ile Kartlı Ödemeler Sözleşmesi imzalandığını, davacının 05.04.2001 tarihinde sahte olduğu belirlenen kredi kartıyla slip bölme yoluna giderek (5 adette) toplam 5.804.500.000 TL işlem gerçekleştirdiğini, aynı gün satış nedeniyle düzenlediği faturada adres belirtmediğini, kimlik tespit etme, numaraları ve imzaları karşılaştırma gibi sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, alışveriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar en son Dairemizin 04.12.2012 tarih, 2011/13124 E., 2012/19864 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı ile akdettiği sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yaptığı için kusurlu olduğu, ancak davalı Banka tarafından bloke edilen dava konusu paranın "chargeback" işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmediği, dolayısıyla davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı Banka'nın zararının söz konusu olmadığı, dava dışı bankanın parayı talep ettiğine dair bir delil bulunmaması karşısında paranın davalı Banka'da bırakılmasının bankanın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 5.804,50 TL'nin, temerrüt tarihi olan 04.05.2001'den itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 296,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.