MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/12/2013 tarih ve 2013/387-2013/651 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... Dokuma Mensucat Konfeksiyon Petrol San. Tic. Ltd. Şti’yi temsil ettiğini ve müdür olduğunu belirten ...’ın müvekkili Deva Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'den veresiye mal aldığını, bu ticari alışveriş nedeniyle davacılardan Deva Teks. Ltd. Şti. ilgilisi ... lehine, davalılardan ... Dok. Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliği imzalı iki adet bonoyu ...’ın düzenleyerek verdiğini, bu bonoların 25/11/2006 tanzim ve 15/01/2007 ve 15/02/2007 vade tarihli 20.000 TL'lik bonolar olduğunu, bu bonolar nedeni ile ...’ın da Deva Tekstil Madencilik İnş. ve San. ve Tic. Ltd. Şti’den davalı şirket adına aldığı malı davalı şirkete gönderip teslim ettiğini, ancak vadesi gelen ve protesto işlemi gören bonoların ödenmediğini, müvekkillerinin davalı şirket kayıtlarını incelemeleri üzerine bonolarda imzası bulunan ...’ın temsil yetkisinin 14/06/2005 tarihinde sona erdiğini öğrendiklerini, bu sebeple davalı ...’ın bonoları düzenlediği ve imzaladığı tarihte şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi olmadığı halde, kendisini şirket yetkilisiymiş gibi göstererek bono vermesiyle yetkisiz temsil ile davalılardan ... Dok. Ltd. Şti’nin ise davacılardan aldığı ticari mal ve ipliğin bedelini ödememek suretiyle ve şirketi temsil yetkisi olmayan kişiyi yetkiliymiş gibi göstererek müvekkillerini zarara uğrattıklarını belirterek, 40.000 TL alacağın dayandığı alacak senetlerinin senet muhatabına ihtar tarihleri olan 17/01/2007 ve 19/02/2007 tarihlerinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 12.06.2013 tarih, 2012/13502 Esas, 2013/12232 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Tebligat Kanunu’nun 20. maddesine göre ise; 13, 14, 16, 17, 18. maddede yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse, keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Somut olayda anılan yasal hükümler çerçevesinde, kararın davacılar vekiline usulüne uygun tebliğinden bahsedilemez. Bu nedenle, mahkemenin davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine dair 04.02.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine dair 04.02.2014 tarihli kararının kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy