MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2013 tarih ve 2011/4-2013/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının Hes Konfeksiyon Ltd. Şti.'nin kurucuları olduğunu, davalıların şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, davacı ....'ın davalıya 346,88 gram bileziğini satarak, 13/01/2001 tarihinde 1.743,00 TL, 21/02/2001 tarihinde 2.625,00 TL ödünç para verdiğini, davacıların, şirket hissedarı olmaları nedeniyle ödenmesi gereken Bağ-kur primlerinin şirketçe ödenmediğini, doğan prim borçlarının davacıların kendilerince ödendiğini, ayrıca davacı Savaş Milli'nin ortak olmak için çalıştığı şirketten istifa etmek zorunda kaldığını, bu nedenle alamadığı 10.000,00 TL tazminatın da davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, asıl dava için 70.622,56 TL'nin, birleşen dava için 37.573,42 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı Sebahat'in davalıya borç verildiği iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, ortaklar arasındaki husumet nedeniyle şirket faaliyetinin durduğunu, şirketin kazancı olmadığı için sigorta primlerini yatırması olanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ....'ın daha önce çalıştığı işten istifa istifa etmesi nedeniyle alamadığı tazminat bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağı, davacı Sebahat'ın davalıya, altınlarını bozdurarak borç para verdiğini ispat edemediği, şirketin halen hukuki varlığını devam ettirmesi nedeniyle davacıların şirketçe yatırılması gereken sosyal güvenlik primlerinin davalıdan tahsili talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy