MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2013 tarih ve 2008/200-2013/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin yapacağı taşımalardan kaynaklı rizikoları teminat altına almak için davalıya blok yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi düzenlettiğini, poliçe kapsamında yapılan iki adet taşıma sırasında salça yüklü iki adet kamyonun içindeki yüklerle birlikte çalındığını, bu olaylar nedeniyle müvekkiline poliçe kapsamında ödeme yapılmadığını, müvekkilince taşınan eşyalar nedeniyle yapılan ödemeler karşılığı olarak davalıdan alacaklı olunduğunu ileri sürerek poliçede yer alan muafiyet oranını düşülmesi sonucunda bulunan 79.971.00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu hasara ilişkin müvekkiline herhangi bir hasar ihbarında bulunulmadığını, poliçe şartları uyarınca müvekkiline hasar bildiriminde bulunulmadan ödeme yapılamayacağını, aracın şöför tarafından çalınması hariç emtianın araçla birlikte çalınması şartıyla hırsızlığın teminata dahil olduğunu, bu nedenle emniyeti suistimal nedeniyle doğan hasarın teminat kapsamı dışında olacağını ayrıca sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin veya istihdam ettiği kişilerin araç işleteni ve araç sürücülerinin hilesi, kasdı veya ağır kusurunun neden olduğu hasar ve zararların teminat dışında kaldığını, ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigorta ettirdiği ....plakalı araç sürücüsünün sahte ehliyetle davacıya müracaat ettiği davalının bu belgenin sahteliğini araştırmaksızın malı taşıttığı, bu durumun poliçe kapsamında teminat haricinde tutulduğu, 61 K 0974 plakalı araç yönünden taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verildiği, olayın emniyeti suistimale dayalı yüklenen yükün fabrikadaki personel sıfatındaki şahıslar tarafından teslim edilmesi sonucu poliçe genel şartlarının 3.A.3 ve 8b hükümleri uyarınca istisna edilmesi nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy