MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/04/2008 tarih ve 2001/339-2008/110 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar .... ve .... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/06/2010 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...A.Ş'nin gerek arama neticesinde gerekse Gelirler Bölge Müdürlüğü'nden elde edilen belgeleri üzerinde 1997-2000 yılları arasında yapmış olduğu işlemlerin Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi sonucunda 25.09.2000 tarihli Denetleme Raporunun hazırlandığını, bu incelemede; davalı ... A.Ş’nin diğer davalı... Ltd'den toplam 12.737.000 USD tutarında 4 ayrı kısa vadeli kredi kullandığını, söz konusu krediler için imzalanan kredi taahhütnamelerinin 4.2. maddesinde uygulanacak faizin düzenlendiğini, buna göre üçer aylık dönemlerde faiz uygulanacağının, faizin yıllık oranının USD bazında %13,55 olacağının ve bu faiz oranının üç aylık hazine bonosuna ortalama faizine %12 ilavesiyle bulunacak TL faizi oranından düşük olamayacağının kararlaştırıldığını, bu faiz oranı üzerinden hesaplanan toplam faizin 1.560.494 milyon TL olduğunu ve ... Off Shore Ltd.ne ödendiğini, bu ödemelerin hazine bonosuna uygulanan 3 aylık faiz oranlarıyla karşılaştırıldığını, Kepez Elektrik A.Ş'ye Temmuz ve Ağustos 1999 döneminde hazine bonosu üç aylık faiz oranının %87, Eylül 1999 döneminde ise %156 olarak hesaplandığını, oysaki hazine bonosu ortalama faiz oranlarının Temmuzda %78,15, Ağustosta %75,69 ve Eylül'de %70,46 olduğunu, 18.10.1999 tarihi itibariyle Kepez Elektrik A.Ş’nin ... Off Shore’den aldığı kredilerin tamamını kapattığını, bu dönemde faiz oranının %168 olarak hesaplandığını, bu döneme ilişkin hazine bonosu ortalama faiz oranının %66,79 olduğunu, hazine bonosu üç aylık faiz oranlarını en iyi İMKB verilerinin yansıttığını, bu durum karşısında davalı ...'in sözleşmeye aykırı ve tamamen keyfi olarak faiz hesaplaması ve sonuçta fazladan faiz ödemesi yaptığını, elde edilen belgelerden Kepez Elektrik'in elektrik enerjisi bedellerinin müşteriler tarafından İmar Bankası T.A.Ş., Adabank A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde bulunan hesaplarına yatırıldığını, buradaki paraların günlük harcamalar dışında kalan tutarların Kepez Elektrik A.Ş’nin İmar Bankası A.Ş.'nin Genel Müdürlüğü nezdindeki hesabına, oradan da İmar Bank transit hesaba ve sonunda da İmar Bank Off Shore Ltd. nezdinde açılan vadeli hesaplara aktarıldığını, .... nezdinde Kepez Elektrik'in 1998 yılları sonunda dört adet vadeli
.../...
-2-
mevduat hesabının bulunduğunu, bu hesapların Alman Markı cinsinden ve yıllık %5,5 faiz oranı üzerinden işlediğini, hesapların 12 ve 38 gün süren vadelerde kapatıldığını, kabul edilen faiz oranlarının Türkiye'deki emsallerinin %9 ile %10,6 olduğunu, böylece Kepez Elektrik'in hesaplanan faiz tutarlarından mahrum kaldığını, Kepez Elektrik'in kaynaklarının büyük bir kısmını İmar Bank nezdinde açtığı vadeli mevduat hesaplarında nemalandırdığını, vadeli olarak açılan hesaplardan sürekli çıkışlar yapıldığını, vade sonu bekletilmeden kapandığını, buna rağmen söz konusu hesaplara aynı faiz oranlarının uygulandığını, buradaki mevduat hesapları faiz oranlarının incelenmesi neticesinde emsallerine göre düşük olduğunu (ortalama olarak %57) ve böylece şirketin kaynaklarının ortaklara aktarımının sağlandığını, mahrum kalınan faiz gelirinin anlamlı hale getirilmesi için her bir hesap için faizin tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren kanuni ticari faiz uygulanarak nemalandırılması gerektiğini, Kepez Elektrik A.Ş.nin hesaplarından sürekli nakit çıkışının yapıldığı göz önüne alındığında kaynakların en iyi yatırım aracı olarak en risksiz ve likit yatırım aracı olarak günlük repolarda tutulması gerektiğini, bu çerçevede hesaplama yapıldığında Kepez Elektrik'in 1998 yılma ilişkin olarak 278.084.449.295 TL, 1999 yılına ilişkin olarak ise 4.563.942.361.098 TL faiz gelirinden mahrum kaldığını, çekilen ihtar üzerine Kepez Elektrik A.Ş.nin 2000 yılı için yükümlülüklerinin tamamına yerine getirdiğini, buna karşılık 2,2 Trilyon TL olarak belirlenen örtülü kazanç aktarımının ise sadece 155,7 milyar TL'lik kısmının yerine getirildiğinin tespit edildiğini, ayrıca 1997 ve 1998 yılları kazanç aktarımlarının ise yerine getirilmediğini, bunun üzerine 29.03.2001 tarih ve 15/407 sayılı Kurul toplantısında dava açılmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın 24999 sayılı SPK'nın 4487 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 15. maddesinin son fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, sayılan işlemler neticesinde şirket kârının azaldığını, Kepez Elektrik'in İmar Bank'tan mevduat hesaplarına noksan olarak tahakkuk ettirilen faiz tutarının işlemiş faizi ile birlikte talep etmesinin örtülü kazanç aktarımının kabulü anlamına geldiğini ileri sürerek ... Off Shore Ltd. den 1999 yılında kullanılan krediler için yapılan sözleşmelerde belirlenen faiz oranlarından bariz derecede yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanmış faiz ödemek, 1997-2000 yıllarında Adabank Off Shore Ltd. Şti. ile ... Off Shore Ltd. nezdinde açılan vadeli mevduat hesaplarında kaynaklarını emsallerine göre bariz derecede yüksek faiz oranı üzerinden nemalandırmak suretiyle yapılan işlemlerin SPK 46/1-c maddesi hukuka aykırılığının tespitine ve iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan SPK 22. maddesinde SPK'nın tespit ve iptal davası açma hakkının bulunmadığını, örtülü kazanç nedeniyle dava açabileceklerin 12. maddede sayıldığını ancak burada SPK'nın bulunmadığını,
4487 sayılı Kanunla getirilen SPK 46/c maddesinin kredilerin kullandırıldığı ve sözleşmelerin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunmadığını, 18.12.1999 tarihine kadar dönem için SPK'ya dava açmak hak ve yetkisinin tanınmadığını, bu nedenlerle SPK'nın davacı sıfatının bulunmadığını,1999 yılında müvekkili şirketin nakit ihtiyacının karşılanması için kredi alınması ile ilgili olarak Genel Müdürlüğün yetkilendirildiğini ve kredi faiz oranlarını belirlemenin serbest olduğunu, kredilerin teminatsız olarak sağlandığını, bu nedenle bu açıdan emsal teşkil edecek TL faiz oranlarının sorulmasının gerektiğini, USD üzerinden uygulanan %12-13,55 faiz oranının makul olduğunu, müvekkili şirketin vadeli hesaplarından sürekli nakit.çıkışı gerçekleştirdiğini, mevduat hesabının vadesinden önce çekilmesi halinde yürürlükteki mevzuata göre vadesiz mevduat hesabı faizinin uygulanması gerektiğini, bu açıdan bakıldığında müvekkili şirketin hesaplarına uygulanan faiz oranlarının emsallerine göre uygulanan faiz oranlarından yüksek olduğunun görüleceğini, ayrıca imzalanan Kredi Taahhütnamesi'nin 12.1.IV maddesi uyarınca banka nezdinde açılan mevduat hesaplarının kullanılan kredilerin teminatı olarak rehnedildiğini ve bankanın faiz uygulayıp uygulamama ve oranı belirleme konusunda serbest bırakıldığını, uğranılan bir zararın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve... Ltd vekili, SPK'ya dava açma yetkisinin 18.12.1999 tarihinde 4487 sayılı Kanunla verildiğini, bu tarihten önce SPK'nın dava açma yetkisinin bulunmadığını, bir banka ile müşterisi arasındaki ilişkinin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bir firmanın bağlı bulunduğu grupta yer alan bir bankayla çalışmasının en uygun yol olduğunu, müvekkili nezdinde davalı ...'in dört adet vadeli mevduat hesabı açtırdığını, vadesinden önce bozdurulduğu halde vadeli mevduata uygulanan oranlara yakın oranlarda faiz uygulandığını, SPK 15/son hükmünün uygulanabilmesi için emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret veya bedel uygulamasının yapılmış olması ve bu uygulamaların halka açık anonim şirketin aktif bir tutum sergileyerek gerçekleşmesi gerektiğini, oysaki işbu davaya konu olan olayda aktif tutumun müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle SPK 15. maddesi ile hiçbir ilişkinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Sermaye Piyasası Kanununun 15/son maddesi uyarınca halka açık anonim ortaklıklar yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla, emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak gibi örtülü işlemlerde bulunarak karını ve/veya mal varlığını azaltamayacağı, aynı yasanın 46/1-c maddesine göre bu kanuna tabi anonim ortaklık ve sermaye piyasası kurumlarının kanuna esas sözleşme hükümlerine veya işletme masraf ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri ile sermayenin azalmasına veya kaybına yol açan işlemlerin hukuka aykırılığının tespiti veya iptali için dava açmaya Sermaye Piyasası Kurulunun yetkili olduğu, davalı ... A.Ş. hisseleri halka arzedilen ve bir kısım hisseleri ... Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören anonim şirketlerden olduğu için anılan yasa maddesinin 46. maddesi gereğince davacının davada taraf ehliyetinin bulunduğu, 20.05.2006 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 27.11.2007 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak davalı ...A.Ş'nin davalılar .... şirketinden kullandığı krediye yüksek faiz, .... ve .... nezdindeki vadeli hesaplara yatırdığı mevduat bakımından düşük faiz uygulamasının Sermaye Piyasası Kanununun 15. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğu ve uygulanan faiz ile benzeri işlemler için o tarihlerde cari olan emsal faiz oranları arasındaki bariz farkın... T.A.Ş'nin zararını oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...A.Ş.'nin 01.01.1997 - 18.12.1999 tarihleri arasındaki dönemde davalı ... ve .... ile aralarında düzenlenen kullandığı kredilere ve söz konusu bankalar nezdinde vadeli mevduatlara ilişkin olan işlemlerin hukuka aykırılığının tesbiti ile iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalılar .... ve .... vekili ve davalı ...A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar .... ve .... vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar .... ve .... vekilinin ve davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 11,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı .... ve davalı .... ile ... A.Ş.'den ayrı ayrı alınmasına, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy