MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/227-2013/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile ...Sigorta A.Ş. arasında 01.02.2007-2017 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, ... Hayat Sigorta A.Ş'nin sigorta haklarını aktifleri ve pasifleriyle davalıya devrettiğini, müvekkilinin sigorta poliçesini sonlandırmak istemesi nedeniyle müvekkiline 09.03.2012 tarihinde 13.571,89 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin iştira tarihine kadar 18.000,00 TL'den fazla prim ödemesi nedeniyle bu bedel üzerinden ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline eksik ödenen 5.000,00 TL'nin 24.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilince yapılan ödemenin usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 10 yıl süreli esnek yaşam planı poliçesi düzenlendiği, sigortalının 2007-2011 yılları arasında toplam 15.021,42 TL tutarında prim ödediği yasal indirim ve kesintiler yapıldıktan sonra davacıya ödenmesi gereken iştira bedelinin 13.915,98 TL olduğu, davalı tarafından davacıya 09.03.2012 tarihinde 13.571,89 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının talep edebileceği bakiye alacağın 344,09 TL olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarın davalıyı temerrüde düşürmeye elverişli olmadığı gerekçesiyle 344,09 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy