MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.07.2012 tarih ve 2010/651-2012/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 09/06/2009 tarihli sözleşmeye göre müvekkilince davalıya 20.000,00 TL franchise bedeli ödendiğini ve sözleşme gereğince üzerine düşen tüm edimlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ancak davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin yetkisinde bulunan fatura tahsilatı işlemlerini yerine getiremediğini, bu nedenle ihtarname keşide edildiğini, ihtarname ile verilen sürede davalının edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zararının doğduğunu, franchise bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takip konusu edilen franchise bedelinin, franchising sözleşmesinin gereği ve sistemin kullandırılmasının karşılığı olarak alındığını ve iadesinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki franchise sözleşmesi ile davalıya ait fatura ödeme sisteminin davacı yanca kullanılması ve bunun karşılığında belli bir bedel ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede akdin feshi halinde bu bedelin iade edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi sözleşmenin kendine özgü yapısı olan bir sözleşme olmasına göre sisteme girmek için ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.