MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2013 tarih ve 2013/180-2013/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Meltem Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin dava dışı şirketten finansal kiralama yöntemi ile aldığı dijital baskı makinasının davalı tarafından taşınması sırasında arızalandığını, bu nedenle davacı tarafın daha fazla bedel ödeyerek yeni bir makina kiralamak zorunda kaldığını, geç teslim nedeniyle başka firmalara dijital baskı yaptırmak zorunda kalan ve müşterilere verdiği sözü tutamayan davacı şirket ortağı olan davacı Mustafa Tuluk'un psikolojik tedavi gördüğünü ileri sürerek, 31.365.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar bedelinin Kodak firmasına ödendiğini, davacıya daha üst model ürün verildiğini, geç teslim nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Kodak firmasından finansal kiralama yöntemi ile alınan malın, davalı ile davadışı satıcı olan Kodak firması arasındaki taşıma sözleşmesi gereği davacıya tesliminin gerektiği, davacılar ile davalı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi veya bir başka sözleşme ilişkisinin olmadığı, davaya konu cihazın geç veya hasarlı tesliminden davacılara karşı Kodak firmasının sorumlu olduğu, davacıların dava konusu ettikleri maddi ve manevi tazminat taleplerini ancak sözleşme ilişkisi içerisinde olduğu Kodak firmasından isteyebilecekleri, davalının davacılara karşı herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, davalının sözleşmeden dolayı Kodak firmasına karşı sorumluluğunun gereği olarak cihaz bedelini Kodak firmasına ödediği, ayrıca davacıların iddia ettiği zararlar ile davalının eylemi (hasarlanma) arasında uygun illiyet bağının olmadığı, ürünün geç teslimi nedeniyle doğan zararın, dava dışı Kodak şirketinin yeni ürünü geç göndermesinden kaynaklandığı, yine iki ürün arasındaki farkın ise davacıya daha nitelikli bir ürün olarak yansıdığı, davacının eski üründe ısrar etmesi halinde dava dışı Kodak firmasıyla arasındaki sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, bu nedenle bu bedeli de Kodak şirketinden talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy