MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2010/1096-2013/758 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin ortağı ve imza yetkilisi Serkis Kirkoryan'ın 24/07/2009 tarihinde çantası ve çantasında bulunan boş çek koçanlarını kaybettiğini, savcılığa şikayette bulunduğunu ve bu şikayetin davalı bankaya bildirildiğini, boş çek yapraklarından birinin doldurularak bankaya ibraz edildiği ve bankaca karşılıksızdır işlemi yapıldığını, çekin çalındığına dair bildirimin kayıtlara işlenseydi çekte imza kontrolü yapılacağını ve müvekkilinin mağduriyetinin doğmayacağını, oysa ki davalının tacir olarak gereken özeni göstermediği için müvekkilinin Merkez Bankası kayıtlarında çek yasaklısı konumuna geldiğini, söz konusu çeke dayalı olarak alınan ihtiyati haciz ve yapılan icra takibi sonucunda imzaya itiraz edildiği ve iddialarının kanıtlandığını, bu dosya için müvekkili tarafından 250,00 TL yargılama gideri sarfedildiğini, 5.000,00 TL avukatlık ücreti ödendiğini, ayrıca İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4943 esas sayılı dosya alacağına bu çek sebebiyle haciz konulduğundan müvekkilinin parasını dava sonuna kadar icra dairesinden tahsil edemediğinden 1.750,00 TL maddi zararı ve faiz kaybının olduğunu, davalının kusuru sebebiyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenle davalı taraf aleyhine 7.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili bankanın davacının zarara uğradığını iddia ettiği davada taraf olmadığını, davacının yaptığı masrafları müvekkilinden isteyemeceğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak kayıp çek koçanı ile ilgili usulü işlemlerini yapmadığını, çek koçanını çaldırdıktan sonra çek iptali davası açmadığı gibi mahkemeden ödemeden men kararı da almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın dava konusu çekteki imzanın keşideci davacıya ait olup olmadığını araştırmadan kendisine tahsil cirosu için verilen çekin arkasına karşılıksız kaydı koyduğu, oysaki takibe konu çekteki imzanın davacı keşidecinin eli ürünü olmadığına dair kararın kesinleştiği, davalının kusurlu eylemi nedeniyle icra takibine ve davaların açılmasına neden olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6750,00 TL tazminatın 02/10/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 346,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy