MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 gün ve 2005/504-2010/191 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/11/2013 gün ve 2012/4045-2013/21121 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 20.09.2003 tarihli Ek Protokolün XII numaralı maddesinde, dahili bağlantılar için her ne ad altında olursa olsun tesis veya aylık kira ücreti talep edilmeyeceğinin kararlaştırıldığını, 01.04.2004 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren “Uygulama Protokolü”nün X numaralı maddesinde de aynı hususun düzenlendiğini, anılan Protokollerde “bina içi devreler” (ya da dahili bağlantılar) için müvekkili şirketten kira ücreti tahsil edilmeyeceğinin gayet açık bir şekilde düzenlenmesine rağmen davalının ilk Protokolün yürürlüğe girdiği 20.09.2003 tarihinden Haziran 2004 tarihine kadar müvekkili şirketten bina içi devreler için kira ücreti tahsil etmeye devam ettiğini ileri sürerek asıl davada, anılan dönem için sözleşmeye aykırı bir şekilde müvekkilinden kira ücreti olarak tahsil edilen toplam 1.225.081,47 TL ana para ile bu ana paraya tahsil tarihinden 30.09.2005 tarihine kadar tahakkuk etmiş gecikme faizi ve gecikme cezası olmak üzere 2.198.283,89 TL'nin tahsil tarihine kadar işleyecek sözleşme faizi, cezası ile tahsil tarihindeki KDV ve ÖİV'si ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete iadesini talep ve dava etmiş; aynı protokol hükümlerine dayalı olarak açtığı birleşen davada ise davalının Haziran 2004 tarihinden itibaren yaklaşık bir yıl süre ile bina içi devreler için kira tahakkuku uygulamasını durdurduktan sonra Haziran 2005 döneminden itibaren ve taraflar arasında mevcut ek protokol ve uygulama protokolüne rağmen bina içi devreler için müvekkili şirketten yeniden kira ücreti talep ve tahsil ettiğini ileri sürerek, davalının bina içi devreler için Ağustos 2005 - Mayıs 2006 dönemleri arasında müvekkili şirketten tahsil ettiği 1.797.097,28 TL ana para ile bu ana paraya tahsil tarihinden 12.07.2006 tarihine kadar tahakkuk etmiş gecikme faizi ve gecikme cezası olmak üzere toplam 2.006.209,62 TL'nin tahsil tarihine kadar işleyecek sözleşme gecikme faizi ve gecikme cezası ile tahsil tarihindeki KDV ve ÖİV'si ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.