MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2013 tarih ve 2013/2-2013/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, gıda sektöründe faaliyette bulunan müvekkilinin ...ibareli markasını kuruluşundan beri kullandığını ve adına tescil ettirdiğini, davalının ise aynı ünvanla 07.02.2007 tarihinde kurulup ... ticaret ünvanı altında pazarlama ve dağıtım yaptığını, 15.04.2010 tarihinde unvanını .... Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdiğini, aynı ibareyi marka olarak 39. sınıf hizmetlerde tescil ettirdiğini, müvekkilinin tanınmış markasından istifade etmek niyetinde olduğunu, www.... alan adını tahsis ettirdiğini, davacının bu kullanımlarının iltibasa sebep verdiğini ve müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ünvanında yer alan ...ibaresinin silinmesini, davalı adına tescilli 2009/69567 sayılı ...ibareli markanın hükümsüzlüğünü, bu markayı kullanmasının önlenmesini, markaya tecavüz fiilleri ile haksız rekabetin ref'i ile men'ini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli ikameti olan .... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... markası için yiyecek ve içecek sınıflarında başvuruda bulunmadıklarını, tescillerinin 39. sınıfta su ve içecek temin ve dağıtım hizmetleri ile ilgili olduğunu, davacı markası ile iltibas doğurmayacağını, taraf markalarındaki renk ve karakterlerin farklı olduğunu, 39. sınıfta tescilli olmayan davacı markasının yeterli ölçüde tanınmadığını, müvekkilinin üretim yapmadığını, bir kısım su ve gazoz firmalarının ürünlerini dağıtıp pazarladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ibaresinden oluşan seri markalarının 1999 tarihinden itibaren başlangıçta 29, 30, 32. sınıflar için olmak üzere, sonraki yıllarda kapsamı genişletilerek tescil edildiği, hükümsüzlüğü istenilen davalının ... markasının ise 39. sınıf için tescilli bulunduğu, taraf markalarının kapsamındaki ürün ve hizmetelerin aynı veya benzer olmadıkları, markanın bu sınıflarda kullanılmasının 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında davacının markasının ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurmayacağı, davalının tescili kapsamında gıda hizmetleri olmadığı halde .... alan adında davacının markasının ayırt edici
unsurunu kullandığı, yine aynı sayfada "... Gıda'ya Hoşgeldiniz" şeklindeki markasal ibare altında su ve gazoz bayiliği yaptığına ilişkin tanıtımlara yer verilmesinin markasal kullanım kabul edildiği, su ve gazoz ürününün davacının marka kapsamındaki maden suları, kaynak suları ile aynı, diğer gıda ürünleri bakımından da; ürünlerin yönelik olduğu tüketici gurubu, birlikte tüketilme zorunluluğu aynı noktalarında satışa sunulması nedeniyle benzer oldukları, bu şekildeki kullanımın davacının marka haklarına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, ticari unvanın 2007 yılında tescili nedeniyle ticari unvanın terkinine ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalının marka tescil kapsamında gıda ürünleri bulunmadığı halde tanıtımlarında davacının markasının unsurunu oluşturan ...ibaresini markasal olarak kullanması nedeniyle marka haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesine, ...ibaresinin gıda ürünlerinde ve bu ürünlere ilişkin faaliyetlerde, bu sınıfa giren faaliyetlerin tanıtımında, bu amaçla ticari evrakında markasal kullanımının önlenmesine, markanın bu kullanımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434'üncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının ticaret unvanı ile markasının ayrı ayrı tescil edilmiş olmasına karşın birlikte kullanma şeklinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy