MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/01/2014 tarih ve 2013/40-2014/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/58364 no'lu ... +şekil markasının sahibi olduğunu, davalının ise ....'de faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirket ortaklarından ...'ın .... ilçesinde bir nargile cafe ve restaurant açmak için müvekkili şirkete başvurması üzerine, mutabakata vardıklarını ve müvekkiline ait şirketin bir şubesi olarak gösterilen bu işyerinin ... adıyla faaliyete geçtiğini, davalıya verilen iznin sözlü olduğunu, daha sonra 30/03/2010 tarihinde bu markanın ....'de 2 yıl süre ile kullanımına izin verilmesine dair sözleşmenin yapıldığını, sözleşmenin 10. maddesi ile marka üzerindeki tüm hakların davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, sözleşmenin 6. maddesine göre ise, sözleşme süresinin 2 yıl olarak belirlendiğini, bu sürenin 30/03/2012 tarihinde sona ermesine rağmen davalının bu markayı işletmesinde kullanmaya devam ettiğini, davalının diğer yandan da ... cafe &restaurant ibareli marka için TPE'ye başvurduğunu, davalının sözleşmenin bitiminden sonra markayı kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, ayrıca davalının kötü niyetle hareket ettiğini, asıl niyetinin markayı ele geçirmek olduğunu, .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/188 D.İş sayılı dosyası ile yapılan inceleme sonucunda bu hususun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüz niteliğindeki eylemlerinin tespiti, durdurulması, giderilmesi ve önlenmesi ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket yetkilisi ....' ın aynı zamanda şirket ortaklarından biri olduğunu, her ne kadar davacı taraf 2 yıllık marka kullanım süresinin bittiğini iddia etmekte ise de, Uğurum Gıda adına sözleşmeyi imzalayan Ferhat Katmer isimli şahsın bu şirketteki tüm hak ve yetkilerini ....'a devrettiğini, sözleşme imzalandığında henüz müvekkilinin ortada olmadığını ve hisseleri devralan ...'ın devir tarihindeki durum ve şartlarda hisseleri devraldığını, davalı şirketin eski ortağı Ferat Katmer'in buna onay verdiğini, kimsenin 6 ay için bu markayı kullanmak konusunda hisse devralmayacağını, müvekkilinin markayı kullanamayacağını bilseydi bu yeri devralmayacağını, öte yandan müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ... cafe & Restaurant markasının tescili için TPE'ye başvurduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca;davacının TPE nezdinde 2005/58364 no'lu ...+şekil markasına sahip olduğu ve 43. sınıftaki yiyecek içecek sağlaması hizmetlerini de içeren bu markanın 30/12/2005 tarihinden itibaren davacı lehine hukuki koruma sağladığı, taraflar arasındaki 30/03/2010 tarihli Marka Kullandırma
Sözleşmesi, davacının 2005/58364 no'lu bu markasının belirli süre ile kullanımına izni verilmesine ilişkin olduğu, bu hususun sözleşmenin 1 ve 6. maddelerinde açıkça belirtildiği, buna karşılık davalı taraf bu sözleşmenin sona ermesine rağmen markayı kullanmaya devam etmekle, bu tarihten itibaren markayı izinsiz olarak kullanmış olup, davalının bu eyleminin, 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz ve TTK anlamında da haksız rekabet teşkil ettiği, dava dışı 3. kişinin marka tescil başvurusunun kapsamı itibariyle 43. sınıfı içermediğinden somut davada sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy