MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2013 tarih ve 2011/803-2013/812 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile üçüncü kişi ... arasında akdedilen ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi kapsamında müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, asıl borçlunun ödemeleri aksatması sebebiyle bütün ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını belirterek davalının sözleşme kapsamında alınan ticari araç üzerinde bulunan rehin hakkından BK'nın 496. maddesi gereğince yapılan ödemelerden şimdilik 5000 TL'lik kısım için temlik kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, borçlunun bankaya olan borcunun bitmediğini, müvekkilinin alacağı tamamen tahsil edilmeden temlik kararı verilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, borcun davacı tarafından ödendiğinin sabit olduğu, kredi borcunun tamamen ödendiği, diğer alacakların bu sözleşmenin konusunu teşkil etmediği, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 496. maddesi gereğince davanın kabulü gerektiği, sözleşmenin kefilin halef olduğu alacaklara kefaletle karşılanmayan alacakların tamamının tahsilinden sonra başvuracağına dair hükmünün genel işlem şartı niteliği taşıdığından geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.