MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2013 tarih ve 2012/430-2013/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 24/02/2012 tarihinde internet bankacılığını kullanarak 3230-583298-351 nolu hesabından arkadaşı ....'ya EFT yapmak istediğini, ancak hackerler yüzünden paranın .... isimli yabancı bir şahsın hesabına girdiğini, ....'in parayı çektiğini ve müvekkiline geri ödemediğini, oysaki müvekkilinin para göndereceği hesap bilgilerini doğru girdiğini, ....'nın saat 09:45'te paranın hesabına geçmediğini haber vermesi üzerine müvekkilinin 4440800 numaralı telefonu arayarak havale işleminin iptali ile paranın kendi hesabına aktarılmasını talep ettiğini, ancak davalı bankanın bu talimatı uygulamayarak saat 10:26'da ....'in parayı çekmesine, dolayısıyla müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 10.275,00 TL alacağın 24/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve ayrıca davalının %40'tan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankaya verdiği yazılı ifadesinde "EFT'yi hatalı gönderdiği" beyanında bulunmakla, müvekkili bankanın internet bankacılığında güvenlik zaafiyeti bulunduğu iddiasına yönelik iddiasının dayanaksız kaldığını, bankanın internet bankacılığının tüm güvenlik programları ve sistemlerine sahip olduğunu, siteye girildiğinde tüm güvenlik uyarılarının yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davacı tarafından.... hesabına aktarılan 10.275,00 TL'nin havale işlemi olduğu ve bizzat davacının kendisi tarafından gerçekleştirildiği, yapılan bu işlemde davalı bankanın kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu bedeli davalı bankadan talep etmesinin mümkün olmadığı, BK'nın 24. vd. maddeleri gereğince havale yapılan dava dışı ....'den talep edebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy