MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/01/2013 tarih ve 2012/367-2013/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların ...(...) Müh. Tic. Ltd. Şti'nin sahipleri ve yetkilileri, davacıların ise şirket çalışanları olduğunu, şirketin davacıların mahkeme ilamlarıyla belirlenen alacakları ödemediğini, icra takibi aşamasında şirketin malvarlığının bulunmadığı, içinin boşaltıldığı ve alacaklı davacıların zarara uğrattığı anlaşılmakla davalıların davacıların alacağını ödemekten şahsen ve müteselsilen sorumlu olduğunu tespiti için dava açmak zorunda olduklarını, davacıların alacaklarının dökümünü ve takip dosyalarını dilekçe içeriğine yazdıklarını, ...'nın 336 ve 337. maddeleri uyarınca davalıların davacılara karşı ödenmeyen alacakları sebebiyle müteselsil olarak ve sınırlı şekilde sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek, davalıların ortak yöneticisi olduğu şirketin işçi olarak çalışan alacaklı davacıların alacaklarının ödenmesinden şahsen ve müteselsil olarak sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; alacaklıların alacakları icra dosyalarıyla belirlenmiş olup dava dilekçesine de açıkça yazıldığı, davacıların iş bu davalarıyla mahkemeden alacaklarının tespitini istemediği, pasif dava ehliyetinin varlığına ilişkin olarak davalıların şahsen ve müteselsilen sorumlu olup olmadıklarının tespitini istedikleri, oysaki sorumluluğa ilişkin bu tespitin zaten açılacak eda davasında öncelikle inceleneceği, davacının tespit davası ile istediği hususun bu şekilde eda davası ile sağlanacağı, sorumluluğun tespitine ilişkin tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy