Taraflar arasında görülen davada verilen 22/05/2012 gün ve 2011/89-2012/104 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/09/2013 gün ve 2012/17534-2013/15681 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çalışmış olduğu dava dışı şirket tarafından Hayat Sigortası yaptırıldığını, 13.05.2008 tarihinde meydana gelen kazada % 54 oranında iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek, ilgili poliçeye istinaden 25.000 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin öncelikle 1268. maddesi gereğince kaza tarihinden itibaren 2 yıldan fazla bir zaman geçmiş olması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, kaldı ki davacının kendisini bilerek ağır tehlikeye maruz bırakan hareketi sonucu malul kalmış olması sebebiyle müvekkilinin mevzuat gereğince tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kazanın 13.05.2008 tarihinde meydana geldiği ve ceza zamanaşımına göre davanın açıldığı tarih itibarı ile zaman aşımı dolmadığı, davacının 13.05.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kusuru bulunsa da sürücünün de kusurunun bulunduğu, davacının kasten kendini sakatlamak amacı ile böyle bir kazaya sebebiyet olamayacağı, % 56 oranında sakat kaldığı, bu tür bir sakatlığın hayat sigortası genel şartlarında % 100 maluliyet anlamını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.09.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, hayat sigortası poliçesinde teminat verilen kaza sonucu kalıcı sakatlık rizikosunun gerçekleşmesi sonucu uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Davacının 13.05.2008 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığı, uzun süre tedavisinin devam ettiği ve nihayetinde Tuzla Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.11.2009 tarihli sağlık kurulu raporu ile geçirdiği trafik kazası sonucu % 56 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan bozmadaın 1268. maddesi uyarınca sigorta akdinden kaynaklanan tüm taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı belirtilerek davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülerek kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Sigorta akdinden doğan bütün taleplerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı yönündeki TTK'nın 1268. maddesinde sadece zamanaşımı süresi belirlenmiş olup, bu sürenin hangi tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmemiştir. Türk Medeni Kanunu'nun ayrılmaz bir cüzü olup, açıkça düzenleme olmayan hallerde Borçlar Kanunu hükümleri niteliğine aykırı olmadıkça ticari uyuşmazlıklara da uygulanacaktır. Borçlar Kanunu'nun 128. maddesi zamanaşımının alacağın muaccel olduğu zamandan itibaren başlayacağını belirtmiştir. Esasen bir alacağın borçludan talep edilebilmesi için onun istenebilir hale gelmesi gerekmektedir.Bu durumda borçlar için muacceliyet, alacaklının borcu ödemesi gerektiği tarih olup, kanunlarda düzenlenen zamanaşımı süreleri de bu tarihten itibaren başlar.
./..
-2-
Somut olayda davacı geçirdiği kaza sonucu sakat kaldığını iddia ederek, poliçede verilen kaza sonucu kalıcı sakatlık teminatını talep etmiştir. Kaza, 13.05.2008 tarihinde meydana gelmiş ise de kaza sonucu oluşan sakatlık durumu aynı tarihte ortaya çıkmayıp, ancak uygulanan tedaviler sonucu sağlanan iyileşme göz önüne alınıp, meydana gelen yaralanmanın bıraktığı tüm etki ve fonksiyon kayıpları bir arada değerlendirilmek suretiyle tespiti mümkündür. Bu nedenle kalıcı sakatlık teminatına bağlı olarak tazminat talebinde bulunabilmek için öncelikle kalıcı sakatlık halinin tespiti gerekmektedir. Davacının geçirdiği kaza sonucu kalıcı şekilde sa8/B maddesinde tazminatın daimi maluliyetin kati surette tespitini müteakip ödeneceği belirtilmiştir.Bu durumda gerek yasal düzenlemeler gerekse anılan poliçe özel şartı gereği davaya konu tazminatın muaccel olduğu tarihin bu hususun tespit edildiği sağlık kurulu raporu tarihi olan 24.11.2009 tarihi olup, davanın da söz konusu rapora dayalı olarak açılmış olmasına göre TTK'nın 1268. maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin rapor tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğinden dava tarihi olan 14.02.2011 tarihi itibariyle bu süre dolmadığından davada zamanaşımı gerçekleşmemiştir. Mahkemece davalının zamanaşımı definin açıklanan bu hukuki nedenlere dayalı olarak reddi gerekirken, haksız eylem faili veya düzenlediği poliçe ile haksız eylem failinin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacı olmayan davalı hakkında ceza zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesine dayalı olarak zamanaşımı definin reddi yerinde değilse de yapılan yargılamaya göre mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında verilen kararın yerinde olması nedeniyle kararın zamanaşımı hususunda yukarıda açıklanan gerekçeler eklenerek onanması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.09.2013 tarihli bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 16.09.2013 tarihli, 2012/17534 Esas-2013/ 15681 Karar sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan bozma kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, önceki temyizi bozma olması nedeniyle iade edilen ve davalıca yatırılan 372,00 TL'nin yatırılması gereken 1.707,00 TL'den mahsubu ile bakiye 1.335,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy