MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 gün ve 2012/532-2013/203 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/12/2013 gün ve 2013/12317-2013/23702 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, yabancı mahkeme ilamının tenfizine dair verilen karar, davalının temyizi üzerine, Dairemizce yabancı mahkeme ilamının Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre diplomatik yolla tebliğ edilmediği, böylece usulünce kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği, kesinleşmemiş kararın tenfizinin mümkün olmadığı ve tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Oysa tenfize konu ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/11/2006 tarih ve 23 O 7397/06 no'lu kararının tercümesinin 4. sayfasında "bu karar davalıya resmi yoldan 21/11/2006 tarihinde tebliğ edilmiştir" şerhini ihtiva ettiği görülmektedir. Bu itibarla, yabancı mahkeme kararının davalıya, Türkiye ile ... arasında 28/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince diplomatik yolla tebliğinin yapılıp yapılmadığının, kararın tercümesinin 4. sayfasındaki, kararın resmi yolla tebliğ edildiği ibaresinin ne anlama geldiğinin değerlendirilmesi için, tebliğe ilişkin evrakların davacıdan temin edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30/12/2013 gün ve 2013/12317-2013/23702 karar sayılı bozma kararının kaldırılarak kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30/12/2013 gün ve 2013/12317-2013/23702 karar sayılı ilamının kaldırılarak, kararın belirtilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy