MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/10/2013 tarih ve 2012/26-2013/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen protokole göre davalının hissedarı olduğu ... A.Ş.'de bulunan şirket hisseleri ile toplam 12 adet otobüsü müvekkiline devredeceğini, müvekkilinin ise karşılığında üç adet taşınmazın devrini gerçekleştireceğini, müvekkili söz konusu taşınmazları davalı da şirket hisseleri devretmiş ise de, davalının otobüslerin devrini gerçekleştirmediğini, ayrıca şirket hakkında müvekkiline yanlış bilgi verilerek şirketin borca batık olduğunun sahte bilançolarla saklandığını, davalının taşınmazların bedeli için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, borçlunun itirazının şimdilik 400.000 TL'lik kısmının iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillinin tüm taahhütlerini yerine getirdiğini, taraflar arasında düzenlenen protokol ile şirket hisseleri dışında 12 adet otobüsün devrinin kararlaştırılmadığını, davacının, protokolün yazım dilinin bozuk olmasından bir şeyler çıkarmaya çalıştığını ileri sürerek, davanın reddini ve davalının kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek protokolde paylaşımı yapılan otobüslerin model ve plakalarının belirtilmemiş olması, gerekse otobüslerin mülkiyetinin şahısların üzerine geçirilmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde otobüslerin şirket hisselerine bağlı olduğu, şirket hisselerinin devri ile otobüslerin üzerindeki hak sahipliğinin de devredilmiş sayılması gerektiği, davacının kötüniyetinin belirlenemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy