MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2013 tarih ve 2008/248-2013/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların .... ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, müvekkillerinin ise bu şirkette hisselerinin bulunduğunu, şirketin Rusya'daki ticari faaliyeti sonucu yapmış olduğu 17 milyon Usd tutarındaki tahsilatın davalılar tarafından kendi şahsi hesaplarına geçirildiğini, tahsilatın yapıldığının ceza dosyasında davalılarca ikrar edildiğini, bu tutarın %20'sinin şirket karı olduğunu, buna göre bu ticari faaliyetten 3.400.00 Usd kar elde edildiğini, bu durumda müvekkili Mehmet Haluk'un 340.000 Usd, müvekkili ...'ın ise 850.000 Usd zarara uğratıldığını ileri sürerek ... için 150.000 TL, ... için 50.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı ... vekili, aynı iddialarını tekrar ederek 200.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerinin her yıl yapılan genel kurullarda ibra edildiğini, davacı ...'un şirketin Rusya'da aldığı bir iş için temsil ve ilzam yetkisini kötüye kullanarak bu işin feshini sağladığını, bu sebeple aleyhine dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, yönetim kurulu üyesi olarak şahsi sorumluluğu bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ...şirketine ait bilgi ve belgeleri sunması için verilen süreye rağmen somut bir belge ibraz edemediği, bu adi ortaklığın ortaklık yapısı ve pay oranlarının belgelenemediği, ... Ticaret A.Ş.'nin Rusya'da 17 milyon dolarlık iş yaptığına dair iddianın kanıtlanamadığı, davacı tarafça iddia edilen tutarda bir iş bedelinin davalılar tarafından şahsi hesaplarına geçirildiği iddiasının somut delil ve belgelerle desteklenmediği,...Ticaret A.Ş.'nin kurulmasından ve tüzel kişilik kazanmasından önce dava ile ilgisi kanıtlanamayan ... adi şirketinin Rusya'daki CERIT ile imzaladığı sözleşmenin 9.098.990 ABD Doları tutarında olduğu, ancak bu sözleşmenin davacıların taleplerini dayandırdığı anonim şirket kurulmadan önce imzalandığı, bu nedenlerle havale yapılan iş bedellerinin davacının iddia ettiği gibi .... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ye ait paralar olduğu iddiasının ispatlanamadığı, işlemden kaldırma kararı verilen ... tarafından açılan davanın süresinde yenilenmediği gerekçesiyle asıl davada, davacı ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yöneticilerin, şirketin Rusya'da yaptıkları işten elde edilen gelirleri şirket hesaplarına intikal ettirmedikleri iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür işlemler payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak ...’nın 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Somut olayda, istem ortakların dolaylı zararına ilişkin olup davacılar açıkça davalıların verdiği zarardan paylarına düşen miktarın kendi adlarına tahsilini istemiş olup bu haliyle davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de mümeyyiz davalı hakkında davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK'nın 438. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ...'ya iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy